2 Ocak 2013 Çarşamba

Karakaşzâde Rüştü olayı ve Sebatist Selanik Donmeleri!

Selanik Dönmeleri-SEBATAYIST'LERIN Türklükle İlgileri! 

Karakaşzâde Rüştü olayı

Anadolu milli ananelerimizin değiştirilmesinde her zaman öncülük yapan Selaniklilerin ülkemiz dışında tutulması isteniyor. Ankara 1 Kanunisani 1924 (Özel Muhabirimizden)

Karakaş Rüştü imzasıyla buraya telgrafla başvuru yapılarak Selanik Dönmelerinin aslen, ırken ve soy bakımından Türklük, Müslümanlıkla ilgisi bulunmadığından bahsedilerek, bunların Türk toplumu dışında tutulması, veya ülkenin her tarafına dağıtılarak Türk nüfusuyla karışmaya meecbur edilmeleri istenmiştir. bu konuda ilgili olanlarla konuştum. Türk toplumuna kabul edilmiyeceklerse, bu esasın evvelce gelenlere uygulanması konusunda fikir belirtiyorlar.

Karakaş Rüştü Bey'in Ankara'daki Girişimi
Meclis içinde önemle karşılanmıştır. Bu konu hakkında önemli konuşmalar olmaktadır.
Dünkü nüshamızla evvelki gece Ankara muhabiriizden gelen bir telgrafa atfen Selanikli Karakaş Rüştü bey'in kendi mensup olduğu aslen, ırken Türklükle alakası olmadığından söz ederek bunların Türk toplumunun dışında tuttulması veya ülkenin her tarafına dağıtılarak Türklerle kaynaşmaya mecbur edilmesini istediğini yazmıştık.

Dün bu girişimin Ankara'da yaptığı etkiyle ilgili olarak aşağıdaki telgrafı aldık.
Ankara 2 Kanunisani 1924 (Özel Muhabirimizden)
Büyük Millet Meclisi Üyeleri Karakaş Rüştü bey'in dün bildirmiş olduğum girişimini büyük bir önemle karşıladılar. Bu konu hakkında meclis kulislerinde önemli konuşmalar olmaktadır. Temaslarım sonucunda öğrendimki, büyük bir kısmı Selanik'ten gelen bu kimselerin memleketimizin büyük iktisadi kaynaklarını kendi ellerine geçirmek istemelerine karşı tedbir almanın gerekli olduğuna işaret etmişlerdir. 


Suudi Müftü'nun Serefsizligi!

Suudi müftüden kadınlara fetva: 'Cennete gitmek için 

ÖSO militanlarının cinsel isteklerini giderin'


Suudi Arabistan’da Vahhabi müftü Muhammed El Arifi Suriyeli muhaliflerin uzun süredir savaştığı için cinsel ilişkiye gidemediğini söyleyerek, militanların cinsel isteklerini karşılamanın cennete gitmek için yerine getirilmesi gereken bir görev olduğunu iddia etti.

Presstv'nin haberine göre, Vahhabi müftü Muhammed El Arifi Suriye ile ilgili verdiği fetvada insanlık dışı önerilerde bulundu. Suriye'deki militanların iki yıldır savaştıklarını, bu yüzden uzun süredir cinsel ilişkiye giremediklerini söyleyen El Arifi, ÖSO militanlarının muta* nikahıyla Suriyeli kadınlarla kısa süreli evlilikler yapabileceğini söyledi.

Vladİmİr Putİn bİra satışını yasakladı,


Rusya'da alkollü biraların 1 Ocak'tan itibaren gece boyunca satışı yasaklandı. Büfe, market ya da başka alanlarda gece 23.00'la 08.00 arasında bira satılamayacak. Restoran ve kulüplerde yapılan servislerise yasak kapsamı dışında tutuluyor.

'ALKOLİZM RUSYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU'
Rusya'da daha önce 1 Temmuz 2012'de alkol derecesi yüzde 5'in üzerinde olan biraların satışı yasaklanmıştı.Yeni yasa ile alkol derecesine bakılmaksızın tüm biraların satışı yasaklanıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, alkolizmin Rusya'nın en büyük sorunu olduğunu, konu ile ilgili ulusal manada mücadele edileceğini söyledi.
FİYATLAR SÜREKLİ ARTIYOR
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Rusya'da yaşamını yitiren erkeklerin beşte biri, kadın ların da altıda biri alkol alışkanlıkları nedeni ile yaşamını yitiriyor. Rusya bira fiyatlarını da sürekli artırıyor. 2012'de bira fiyatları yüzde 20 civarında zamlandı.
2011'de Maliye Bakanlığının aldığı karar çerçevesinde 2013'te birafiyatlarıyüzde 25, 2014'de yüzde 20 artacak. Rusya ucuz fiyatlı votka üretimini yasaklarken, alkol reklamlarının yazılı ve internet medyasındayeralmasına izin vermiyor.

PKK'nın kİlİt İsmİ öldürüldü

PKK'ya yönelik operasyonda örgütün Diyarbakır sorumlusu Ertem Karabulut da öldürüldü.

Diyarbakır'da önceki gün PKK'ya büyük bir darbe vuruldu. Lice ve Hani arasında çıkan çatışmada 10 PKK'lı öldürüldü. Öldürülenlerden birinin Gaziantep saldırısı emrini veren 'Amed eyalet sorumlusu' Ertem Karabulut olduğu belirlendi.
Diyarbakır'ın Lice ve Hani ilçeleri ile Bingöl kırsalında operasyon düzenleyen jandarma ve polis özel harekat ekipleri, 10 teröristi öldürdü. İçlerinden biri, metropollerde düzenlenecek terör örgütü PKK saldırılarını organize eden ve Kuzey Irak'tan gelen teröristlere bomba sağlayan PKK'nın Amed eyalet sorumlusu "Numan" kod adlı Ertem Karabulut'tu.
Karabulut son olarak Ramazan Bayramı'nda Gaziantep'te düzenlenen ve 9 kişinin öldüğü bombalı saldırgan Murat Filiz'e talimatı veren isimdi.
SÖZDE AMED SORUMLUSU

Aşağılık bir ölüme mahküm olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz.


General Pershing’in kurmay başkanı olan General Harburg Sivas'ta Mustafa Kemal ile görüşürken der ki:


-Türk Tarihi’ni okudum. Milletiniz büyük kumandanlar yetiştirmiş, büyük ordular hazırlamıştır. Bunları yapan millet elbet bir medeniyet sahibi olmalıdır. Taktir ederim. Ama bu günkü duruma bakalım. Başta Almanya,müttefiklerinizle dört yıl harp ettiniz, yenildiniz. Dördünüz bir arada yapamadığınız şeyi,bu durumda tek başınıza yapmayı nasıl düşünüyorsunuz?
Mustafa Kemal genarale:
-”Teşekkür ederim” der. “Tarihimizi okumuş bizi öğrenmişsiniz. Fakat şunu bilmenizi isterim ki biz emperyalistlerin pencesine düşenbir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahküm olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz.”
General ve arkadaşları sessizce ayağa kalkarlar:
-Biz de olsak böyle yapardık. derler… (F.Rıfkı Atay, Çankaya)
O halde biz de emperyalistlerin pencesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahküm olmaktansa, babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyor muyuz?

“Bazı arkadaşların yoksulluk içinde bu büyük dâvanın başarılamayacağını zannederek, memleketlerine dönmek arzusunda olduklarını duydum. Arkadaşlar! Ben sizleri bu millî dâvaya silâh zoruyla davet etmedim, görüyorsunuz ki sizi burada tutmak için de silâhım yoktur. Dilediğiniz gibi memleketlerinize dönebilirsiniz. Fakat şunu biliniz ki, bütün arkadaşlarım beni yalnız bırakıp gitseler, ben bu Meclis-i Âli’de tek başıma kalsam da, mücadeleye ahdettim. Düşman adım adım her tarafı işgal ederek Ankara’ya kadar gelecek olursa, ben bir elime silâhımı, bir elime de Türk bayrağını alıp Elma Dağı’na çıkacağım. Burada tek başıma son kurşunuma kadar düşmanla çarpışacağım. Sonra da bu mukaddes bayrağı göğsüme sarıp şehit olacağım. Bu bayrak kanımı sindire sindire emerken, ben de milletim uğruna hayata veda edeceğim. Huzurunuzda buna and içiyorum.” (Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1920-Birinci Büyük Millet Meclisi’nin gizli celsesinde)
MEVZU BAHİS VATANSA GERİSİ TEFERUATTIR!!!

Gunun Gazete Mansetleri 03/01/2013 Hayirli Sabahlar

Hayirli Sabahlar

ALKOLLÜ KATIL SÜRÜCÜ' YE TESVIK GIBI CEZA !



İzmir’de, 1.37 promil alkollü olarak direksiyonuna geçtiği otomobille kaza yapıp, kentin ilk kadın futbol takımı Elit Spor’un kalesini koruyan 19 yaşındaki Ayşenur Yanık’ın ölümüne, 4 kişinin de yaralanmasına neden olan sürücü Ali Turan, 18 ay hapis cezasına çarptı.

Boyle bir karar nasil verilir, ne sebeble alkollu sekilde arac kullanip cinayet isleyen bir kisiye nasil odul gibi ceza verilir. Baklava calan cocuga 18 yil hapis veren adalet sistemi bu suca 18 ay verirken nasil bir vicdani rahatlik icerisinde merak konusu. Insanin aklina adalet sistemini konu alan bu film geliyor.

İlkokul yıllarından beri futbola merak sarıp sokak aralarında erkek arkadaşlarıyla top peşinde koşan Ayşenur Yanık, 12 yaşındayken İzmir’in ilk kadın futbol takımı olan Elit Spor’a katıldı. Ardından da kendisini geliştirip takımın kalesini korumaya başladı. Ayşenur, futbol takımındaki başarısının yanı sıra sevecenliğiyle de bayan futbolcu arkadaşlarının sevgilisi oldu. Takım arkadaşlarının 'Ayşe kuşu' lakabını taktıkları Ayşenur Yanık, ailesinin geçimine katkıda bulunmak için de tanıtımlarda görev almaya başladı. 2009 yılının Ağustos ayında Kuşadası’nda gidip hem çalışan, hem de tatil yapan Ayşenur, bir süre sonra arkadaşlarıyla İzmir’e dönmek için yola çıktı.

Sakin Acmayin....


Hacker'lar, sahte GSM faturalarından sonra şimdi de kullanıcılara e-posta yoluyla sahte kredi kartı ekstreleri göndermeye başladılar.


Kullanıcıların merakından faydalanan siber suçlular, bu tür ekstreleri pdf dosyası gibi görünen .exe uzantılı e-postalar biçiminde gönderiyor. Kullanıcıların bu e-postaları açmaması gerekiyor.
E-postayı açan kullanıcı, bu hareketiyle – eğer koruyucu yazılımı yoksa- bilgisayarına virüsü bulaştırmış oluyor.
Faturalar e-posta yoluyla şu biçimde geliyor:
Son 4 hanesi xxxx olan xxxxbank Kredi Kartınızın Toplam Borcu: 1455.83 TL.
Asgari Borcu: 788.00 TL Son Ödeme Tarihi: 15/01/2013. xxxxbank.
Bu e-posta'nın icerdigi bilgiler gizlidir.
Onayımız olmaksızın üçüncü kişilere açıklanamaz.

1 Ocak 2013 Salı

E-Reçeteler, 15 Ocak'a Ertelendi.


e-reçete uygulaması -TEB Genel Sekreteri Kızılay: ''Reçeteler, 15 Ocak'tan itibaren e-reçete ile yazılacak'' -''Sistem hata verdiğinde ya da Medula çalışmadığında doktorlar, kağıt reçete yazabilecek ve bu reçete de geçerli olabilecek'' 

e-reçete uygulamasının 15 Ocak'tan itibaren geçerli olacağı bildirildi. 

Türkiye Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, e-reçete uygulamasına geçiş işlemlerinin 1 Ocak'tan 15 Ocak'a ertelendiğini belirtti.

SGK yetkilileriyle konuyla ilgili görüştüklerini anlatan Kızılay, ''Reçeteler, 15 Ocak'tan itibaren e-reçete ile yazılacak. Ama sistem hata verdiğinde, elektrik çalışmadığında, doktorun sistemi ya da Medula çalışmadığında kağıt reçete yazabilecek ve bu reçete de geçerli olabilecek'' dedi.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yaptığı açıklamada, e-reçete uygulamasının 1 Ocak 2013 tarihinden 15 Ocak tarihine ertelendiğini bildirdi.

BDP'yi Bitirecek Belgeler


BDP'nin PKK/KCK terör örgütüne nasıl para aktardığı kamera çekimleri ile ortaya çıkarıldı.

Bugün Gazetesi'nin haberine göre BDP 'li Batman Belediyesi'ne geçen yıl düzenlenen 'imar' yolsuzluğu operasyonunun fezlekesinde PKK /KCK terör örgütü ne nasıl para aktarıldığı gizli kamera çekimleri ile belgelendi. Fezlekede, belediyenin imar projelerinden sorumlu mimar S.A. ile A.Y. adlı kadın arasında geçen telefon görüşmesi yer aldı.


Bu görüşme, Batman Belediye Başkan Yardımcısı Gülistan A. ile mimar S.A'nın KCK/TM Batman il yapılanması sorumlularından Sözdar kod adlı Nevin G. tarafından sorgulandığını ortaya koydu. Fezlekede, "Sorgulanan kişiler adına kişisel dosyaların oluşturulduğu, sorgulaması yapılan şahıslar hakkında yapılan her işlemle ilgili dosyaların tutulduğu, bir nevi kendi örgüt üyelerine fişleme yapan bir örgütten bahsedilmektedir" denildi.

Günde 1 trilyon kazandırıyorum

Suç örgütü üyesi S.A'nın Nevin Gökçe tarafından sorgulanmasından sonra KCK/TM'nin yerel yönetimlerinin merkezi olan Diyarbakır'a giderek savunma yaptığı belirlendi. 18'i tutuklu 72 şüpheli hakkında açılan davanın iddianamesinde iskan belgesi, kat mülkiyeti ve kat irtifakı almak için Batman Belediyesi'ne başvuran müteahhitlerden alınan "rüşvet" ile belediye çalışanlarından sözde "bağış" altında toplanan paralarla PKK'ya 20 milyon TL aktarıldığı öne sürüldü.

TIP MERKEZİ’NDE GÖZALTI DEPREMİ


Malatya'da İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bağlı Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Önder Çelik ile ekibinde yer alan doktor ve hemşirelerin bulunduğu 15 sağlık çalışanı gözaltına alındı.


Önceki gün eş zamanlı operasyonlar ile evlerinde gözaltına alınanlar, Malatya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize suçlarla Mücadele Müdürlüğü’nde sorgulanıyor. Gözaltına alınan bölüm başkanı Prof.Dr. Önder Çelik ve ekibinin 'görevi kötüye kullanmak, rüşvet ve haksız kazanç elde etmek' gibi suçlamalarla yarın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Öte yandan kentte şok etkisi yaratan operasyon ile ilgili İnönü Üniversitesi yönetimi sessizliğe bürünürken, Malatya Emniyet Müdürlüğü de konuyla ilgili açıklama yapmadı.

İkİncİ MİT bombası!

MALATYA Erhaç Hava Üssü'nden 22 Haziran 2012'de havalandıktan sonra Doğu Akdeniz'de uluslararası hava sahasında, Suriye tarafından düşürülen ve 2 pilotun şehit olduğu Hava Kuvvetleri'ne ait RF-4E tipi keşif uçağıyla ilgili, Malatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliği soruşturma başlattı.


Düşürülen uçakta şehit olan Pilot Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un ailesi tarafından uçağın düşürülmesinde ihmal ve kasıt bulunduğu gerekçesiyle yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından Malatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliği tarafından soruşturmanın başlatıldığı öğrenildi.

HAKAN FİDAN İÇİN YAZI YAZILACAK
Soruşturma başlatan Başsavcıvekilliği, düşürülen uçakta şehit olan pilotlar Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un yapılan otopsi raporları ile askeri savcılığın hazırladığı bazı bilgi ve belgeleri istediği öğrenildi. Başsavcıvekilliği ayrıca, ailenin haklarında suç duyurusunda bulunduğu MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında da soruşturma açılabilmesi için Başbakanlığa yazı yazacağı belirtildi

Kocaelİ'de KCK operasyonu

Kocaeli'de terör örgütü KCK'nin gençlik yapılanmasına yönelik operasyonda 12 üniversite öğrencisi gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Kocaeli Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, teknik ve fiziki takibin ardından belirledikleri adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.
Gözaltına alınan 12 üniversite öğrencisinin kamu düzenini bozmayı amaçlayan faaliyetlerde bulunduğu öğrenildi.
AA

Uras'tan tepki çeken tweet: Porno kasetli CHP Grup Başkanvekili!


Eski Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖDP) Genel Başkanı 'ın sosyal paylaşım sitesi Twitter'da paylaştığı bir mesaj tartışmalara yol açtı. Uras, tweetinde, CHP Grup Başkanvekili 'yi eleştirirken, 'Porno kasetli CHP grup baskan vekili, Akif Hamzaçebi' ifadesini kullandı.

Uras, sosyal medyada tartışma yaratan tweeti, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'yi Dersim olayları sırasında idam edilen konusundaki görüşleri nedeniyle eleştirirken attı. Hamzaçebi'nin Uras'a dava açmaya hazırlandığı öne sürüldü.
Uras'ın, bugün (1 Ocak 2013) Twitter'da Hamzaçebi için yazdığı ve yeni yılın ilk sosyal medya tartışmasını yaratan mesaj şöyle:
"Porno kasetli CHP grup baskan vekili, Akif Hamza Cebi, "Seyid Riza'nin bir itibari yok ki, itibari iade edilsin," demis; sevsinler seni. "

Hamzaçebi dava açacak

Uras'ın bu tweeti CHP'lileri ayaklandırdı. CHP’nin TBMM Grup Basın Danışmanı Ali Öztunç, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ile ilgili kaset olayının daha önce mahkemeye gittiğini, mahkemenin sonuçlandığını ve pek çok kişinin mahkum olduğunu hatırlatarak, Hamzaçebi’nin Ufuk Uras’ı da mahkemeye vereceğini söyledi.

Akp'nin Iki Yuzlu Plani; Bdp Dokunulmazliklari Kaldirilmasin


Dokunulmazliklar konusu ile ortaya cikan esip gurleyen akp suni gundemler yaratip halki uyutmaya devam ediyor. Konu pkk-bdp olunca her yol acilim diyerek vatan hainleriyle masaya oturmaya cekinmeyen Akp liler dokunulmazliklarin kaldirilmasina simdi de kendileri karsi cikiyorlar.

BDP'li vekillerin dokunulmazlık fezlekesi, AK Parti'de gerilim yarattı. 20'ye yakın vekil dokunulmazlığın düşürülmesine karşı çıkıyor. O vekillerden Ensarioğlu net konuştu: Grup kararı alınsa bile 'ret' oyu vereceğim...

AKP'de 'dokunulmazlık' sancısı... 20'ye yakın AK Partili vekil, BDP'lilerin dokunulmazlığının düşürülmesine karşı çıktı. Partideki eleştirel seslerin yükselmesi üzerine Salı günü konuyu basına kapalı istişare toplantısında değerlendirmeyi planlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vekillerin görüşlerini dinleyecek
BDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı çıkan isimlerin başında AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu geliyor.
ENSARİOĞLU Akşam gazetesine yaptığı açıklamada Başbakan Erdoğan'ın 'Bu konuyu kendi içimizde değerlendiriyor, konuşuyoruz' sözlerine işaret ederek şöyle dedi: Evet bu konuyu AK Parti içinde değerlendiriyoruz. Fikrimi beyan ettim. Her durumda, grup kararı alınıp Genel Kurul aşamasında da ret oyu vereceğim' dedi.
SAYIN Başbakanımız, sadece AK Parti'nin değil, Türkiye'nin de Başbakanıdır' diyen Ensarioğlu şunları söyledi
ÖYLE MESELELER VARDIR Kİ: Bazı meseleler vardır ki parti grubu karar verir ve ona uymak zorunda kalırsınız. Ama öyle meseleler de vardır ki ülkenin zarar göreceğine inanır ve her şeye rağmen doğru bildiğinizi yaparsınız. 1 Mart tezkeresinde AK Partili vekiller olayı içine sindiremedi, oy vermedi. Ülke için de çok hayırlı oldu. Dokunulmazlık meselesinde benim gibi düşünen çok sayıda isim var.
BDP'LİLER YANLIŞ İŞ YAPIYORLAR, AMA...: Başbakan, 'Konuyu parlamentoya getirip, kaldırmak için değerlendireceğiz' diyor. Benim kararım net. Elbette ki BDP'li vekiller yanlış iş yapıyorlar ama dokunulmazlıklarını kaldırmanın ülkeye vereceği zarar, yaratacağı gerginlik, dokunulmazlıklarını kaldırmamaktan daha tehlikeli.

Bunu söyleyen alçak ve şerefsizdir...

ERDOĞAN'ın İmralı canisiyle 'şeref'görüşmelerinin kendi bilgisi ve isteği dahilinde sürdürüldüğünü ilan ederek, BDP ile AKP'nin hiçbir farkı olmadığını net bir şekilde ortaya koymasından sonra, danışmanlarından Yalçın Akdoğan da çok çarpıcı itiraflarda bulundu. Bilindiği gibi BDP de AKP gibi İmralı canisi ile aracılar vasıtasıyla görüşüyor. BDP'liller dağdan inen eli kanlı teröristlerle kucaklaşırken, AKP'nin görevlileri de Kandil'den inen katillerle aynı masa etrafında toplanıp müzakere  yürütüyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce, "Bunu söyleyen alçak ve şerefsizdir" dediği İmralı canisiyle görüşmelerinin, kendi bilgisi ve isteği dahilinde sürdürüldüğünü ilan ederek, BDP ile AKP'nin hiçbir farkı olmadığını net bir şekilde ortaya koymasından sonra, danışmanlarından Yalçın Akdoğan da çok çarpıcı itiraflarda bulundu. Akdoğan bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalarda terör örgütüne nasıl teslim olduklarını vahim sözlerle dile getirdi.


VAHİM İTİRAFLAR
Bilindiği gibi Başbakan Erdoğan ağır sözlerle BDP'yi İmralı canisinin emrinde olmakla suçluyor. Oysa BDP'de AKP gibi İmralı canisi ile aracılar vasıtasıyla görüşüyor. BDP'liller dağdan inen eli kanlı teröristlerle kucaklaşırken, AKP'nin görevlileri de Kandil'den inen katillerle aynı masa etrafında toplanıp müzakere yürütüyor.

Gündemimiz, Muhsin Yazıcıoğlu'nun suikastını aydınlatmak


Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, 2013 yılının birinci gündem maddelerinin, şehit liderleri Muhsin Yazıcıoğlu'nun uğramış olduğu adi suikastı aydınlatmak olacağını bildirdi.

Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada, imkan yağmurlarıyla modernitenin, insanlığın başına yağdığı bir teknoloji dünyasında aydınlatılmamış bir kazanın, kendileri için karartılmış bir cinayet olduğu vurgulandı. Açıklamada, şöyle denildi:

Yeşil'in Mit'teki ifadesinde çarpıcı itiraflari!



Faili meçhul cinayetlerin 1 numaralı sorumlusu olarak gösterilen Yeşil, ifadesinde polis tarafından aranırken jandarmada saklandığını, polis ordusu gelse de askerlerin kendisini vermeyeceğini anlatıyor.


Susurluk kazasının ardından Türkiye gündeminden düşmeyen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın 1995 yılında MİT'te verdiği 11 sayfalık ifadesinde çarpıcı iddiaları yer aldı. Yeşil ifadesinde o dönem polisten kurtulmak için Jandarma tesislerinde kaldığını şöyle anlatıyor: “İçişleri Bakanının emir subayı Savaş... binbaşının evi benim için en emniyetli yer. Polis beni oradan alamaz.” MİT tarafından 8 soru yöneltilen Yeşil, Alparslan Türkeş'in kendisine “PKK devletin işi. Komünistlerden fazla idam verdik, görev bize verilirse hazır olun” dediğini anlatıyor.

Dönemin Kara Kutusu

Yeşil ismini Türkiye ilk kez Susurluk Kazasının ardından duydu. Ergenekon ve faili meçhuller soruşturmalarında sürekli Yeşil ismi gündeme geldi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen JİTEM Soruşturması'nda hakkında yakalama kararı çıkartılan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım hakkında son olarak 1994 yılında öldürülen dönemin Tunceli Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu soruşturması kapsamında İnterpol aracılığıyla yakalama kararı çıkartılmıştı.

Yeşil'i Mehmet Eymür sorguladı

MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür'ün “Yeşil'i bizzat ben sorguladım. Kayıtları MİT'te var” sözleri üzerine Anter soruşturması savcısı ve Ergenekon mahkemesi bu ifadeleri istemişti. Yeşil'in MİT'te verdiği ifadenin tamamı artık Ergenekon dava dosyasına girdi. MİT'in Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği ifadede, Yeşil'e 8 olayla ilgili bilgisi soruluyor.

Bankalarin Açgözlülüğü Bitmiyor; ATM lere Dikkat


Bankalar, işlemlerden para almak için 'Şubeyi kullanıyorsunuz' bahanesinden de vazgeçti. Açgözlülüğün ve hukuksuzlugun sinirlarini zorlayan, halki soyam bankalarin yeni uygulamasi meclisten donmezse halki soymaya devam edecekler...

Artık şubeyi kullanmadan ATM'den havale yapanlar da ücret ödüyor.


Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, bankaların hukuksuz uygulamalarının devam ettiğini söyledi. Yılmaz, bir babanın öğrenci oğlunun aynı bankadaki hesabına ATM'lerden para yatırdığında en az 4 TL havale ücreti ödemek durumunda kalacağını dile getirdi. 
Sıtkı Yılmaz, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, bankaların 31 kalemde yaptığı kesintinin 32'ye çıktığını kaydetti. Bu yolla bankaların yılda yaklaşık 17 milyar TL haksız kazanc sağladığını savunan Yılmaz, tüketicinin yıllardır hukuk mücadelesi verdiğini vurguladı.

Yılmaz, şunları kaydetti: "Tüketici lehine yargı kararlarının sonuçlandığı bir dönemde, mevcut hukuksuz uygulamalara bir yenisinin eklenmesi bankaların açgözlülüğünden başka bir şey değildir. Bu uygulama ile 32. kalem de hukuksuzluk zincirine eklenmiş oldu. Bazı bankalar, ATM'ler üzerinden hesabın bulunduğu şubeye para yatırıldığında da artık ücret almaktadırlar. Tüketici, aynı şubeye kendi hesabı dışında hangi hesaba para yatırırsa yatırsın ücret ödemek zorunda kalmaktadır. Artık oğlunun aynı şubedeki hesabına da harçlık yatıran baba en az 4 TL ücret ödemek durumunda kalacaktır. Tüketici, bankalarda hesap açarken hesap açma bedeli, kredi alırken, dosya masrafı,hayat  sigortası, konut sigortası, ekspertiz ücreti, ipotek, yapılandırma, hesap işletim ücreti ve ipotek fek ücreti gibi ödemelerle karşı karşıya kalmaktadır. Kredi kartı için yıllık ücret ödemekte ve ATM'ler üzerinden hesap görüntülemek başta olmak üzere birçok ödemeyi yapmaktadır."

ULUCANLAR MÜDÜRÜ 12 EYLÜL İDAMLARINI ANLATTI


12 Eylül’de Ulucanlar Cezaevi Müdürü olan Vehbi Camgöz yaşadığı sıra dışı olaylar ile Pehlivanoğlu, Adalı ve Eren’in son anlarını açıkladı.

Ulucanlar'daki karanlık süreç aydınlanıyor. Dönemin cezaevi müdürü 12 Eylül idamlarını anlattı:

CELLATLAR AYNI

Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı'nın idam kararları Resmi Gazete'de gizlice yayımlandı

♦ Deniz Gezmiş'i idam eden kişiyi getirdiler. Devlet Mustafa ve Necdet'i asmaları için 15 bin lira ödedi.

♦ Mustafa ‘Amentü-’ yü okurken ‘şaşırıyorum’ dedi. Ben okudum tekrar etti. ‘Masumum’ dedi, Necdet slogan attı.

♦ Cezaevini tanklarla sardılar. İdamları gardiyanlara bile söylemedim. Erdal Eren'in yaşı küçüktü. Adli tabip konuştu. 12 Eylül ve 28 Şubat gibi kritik dönemlerin bilinmeyen hikâyeleri Ulucanlar Cezaevi’nde saklı. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra asılan Mustafa Pehlivanoğlu, Necdet Adalı ve Erdal Eren’in idamları da Ulucanlar Cezaevi'nde gerçekleştirildi. İdamlarda bulunan dönemin Ulucanlar Cezaevi Müdürü Vehbi Camgöz yaşadıklarını anlattı.

Bugün'ün haberine göre, Camgöz, “12 Eylül’de idam edilen Necdet Adalı, Ulucanlar'da yatıyordu ama sıkıyönetim ilan edilince Mamak Cezaevi’ne alınmıştı. 12 Eylül olduğunda askerler idamları benim olduğum cezaevinde gerçekleştirdi. Erdal Eren, Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı’nın idamlarında bizzat bulundum” dedi.

RESMİ GAZETE’NİN DAĞITIMINI DURDURDULAR
8 Ekim 1980’de Necdet Adalı’yla Mustafa Pehlivanoğlu’nu aynı gece astıklarını anlatan Camgöz, “Kenan Evren paşanın denge politikasıydı, bir sağdan bir de soldan. Saat on gibi Köşk’ten telefon geldi: Mükerrer Resmi gazete çıktı ama dağıtımını durdurduk. Bu gazetelerde idam kararları var, onaylandı. Tedbirlerinizi alın bu gece idam yapılacak. Bizim gibi Ankara başsavcısını da arayıp haber vermişler Köşk'ten. Ondan sonra biz hazırlıklarımızı yaptık. darağacı ve urganı hazırladık” ifadelerini kullandı.

DENİZ GEZMİŞ’İ ASAN KİŞİYİ ÇAĞIRDILAR

Türkiye’de cellat kadrosu olmadığı için ipi çekecek adam aradıklarını söyleyen Camgöz, şöyle devam etti: “Osmanlı’da cellat diye bir kadro vardı. Türkiye’de bu yok. Belli bir ücret karşılığı bu işi yapabilecek bir kişiyi Emniyet buluyor. Daha önce Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını asan adamı Emniyet buldu getirdi. Adı Hüseyin’di bu kişinin.Mustafa ve Necdet’i asması için devlet 15 bin lira para ödedi. O zaman memur maaşı 10 bin lira civarındaydı. Hüseyin ipi boğazına geçirip sandalyeyi çekiyordu.”

Yenİ yılda ceza yağacak


Türkiye yeni yıla vergi ve zamlarla "Merhaba" dedi. Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayanlara bir takvim yılı içinde toplam 940 bin lira özel usulsüzlük cezası kesilecek.

CEZALAR
Öte yandan fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu verilmemesi, alınmaması durumunda 190 lira, bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek toplam ceza 94 bin lira olarak belirlendi.
Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığı'nca düzenleme zorunluluğu getirilen belgelerin düzenlenmemesi, kullanılmaması veya bulundurulmaması durumunda 190 lira, her bir belge nev'ine ilişkin olarak her bir tespit için toplam ceza 9 bin 400 lira, her bir belge nev'ine ilişkin bir takvim yılı içinde kesilecek toplam ceza 94 bin lira oldu.
Bilgi vermekten çekinen birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında bin 200 lira, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 600 lira, bunların dışında kalanlar hakkında 300 lira ceza uygulanacak.
Ayrıca, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayanlara bir takvim yılı içinde kesilecek toplam özel usulsüzlük cezası 940 bin lira olarak belirlendi.
AA

General Kızına Casus Tuzağı! BU DOSYAYA YUNANLILAR İYİ ÖDEME YAPAR

Devletin gizli belgelerini yabancı ülkelere pazarlamak için her yola başvuran casusluk şebekesinin, bir generalin kızına da tuzak kurduğu ortaya çıktı.


İzmir TMK 10. Madde ile yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen 'askeri casusluk' soruşturmasında 'şantajla devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin ettiği belirtilen çetenin kancayı takmak istediği bir tuğgenerale, general rütbesini almadan hemen önce kızı üzerinden ulaşmayı hedeflediği tespit edildi. 52'si muvazzaf, 300 şüpheliden 92'sinin tutuklandığı casusluk soruşturmasında, ilişki ağı deşifre edilen çetenin, güvenlik gerekçesiyle ismini yazmadığımız tuğgeneralin kızına kumpas kurduğu ortaya çıktı.

BABASININ EN ZAYIF NOKTASI

Askeri casusluk çetesinin, ismini gizlediğimiz tuğgeneral kızına ilişkin fişleme notu da soruşturma dosyasına girdi. Devletin gizli belgelerine ulaşmak ve yabancı ülkelere pazarlamak için kurulan şantaj ağına düşürülmek istenen tuğgeneralin kızı için çetenin yaptığı analiz şöyle: 'X. X.'in kızı. 1985 doğumlu. İstanbul X. X. mezunu. Sosyal bir bayan. Yüzme, binicilik dans vs var. Biraz tutucu. Dış ilişkilere kapalı. Babası üzerine titrer. Babasının en zayıf noktasıdır. X. X. büyük ihtimal bu sene general olacak. X. paşanın emekliliğinden sonra en büyük favorilerden. Email: a…….@gmail.com, ekteki resimler ona ait. Bu kızı bir şekilde kumpasa alabiliriz.'

Cezayı Polis Değil, Mahkemeler Verecek...


TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, polisin yeni gözaltı kriterlerini açıkladı: "Cezayı sen değil, mahkeme verecek"

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, polislere, ''(Gözaltına alınan kişiye) Cezayı sen kesmeyeceksin, mahkeme kesecek. Sinirlerinize hakim olacaksınız. Ülkenin imajına zarar verecek bir durumda olmayacaksınız'' uyarısında bulundu.


Komisyon bünyesindeki cezaevleri alt komisyonu, sivil ve askeri cezaevleri ile karakollardaki inceleme ziyaretlerine devam ediyor.

Cezaevleri alt komisyonu, bu çerçevede, Üstün başkanlığında 3-4 Ocak tarihinde İzmir'de karakollarda ve cezaevlerinde incelemelerde bulunacak. Komisyon, Fevziye Cengiz isimli kadının dayak görüntülerinin basına yansıdığı Karabağlar Karakolu'nu da ziyaret edecek.

"NEZARETHANELERİN DURUMUNA BAKACAĞIZ"
Ayhan Sefer Üstün, konuyla ilgili olarak AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 Ocak Perşembe günü İzmir'de belirleyecekleri karakollara giderek incelemelerde bulunacaklarını söyledi. Kadına dayak olayı ile gündeme gelen Karabağlar Karakolu başta olmak üzere, o gün gidebilecekleri karakolları ziyaret edeceklerini belirten Üstün, karakol ziyaretlerinden önce, İzmir Emniyet Müdürlüğü'nde karakolların durumu ile ilgili brifing alacaklarını kaydetti.

Ünlü Neyzen isyan etti!


Ünlü ney ustası Kudsi Erguner, Cumhuriyet'in ilk yıllarından bugüne tasavvuf müziğinin ve Mevlevi kültürünün karşılaştığı zorlukları anlattı. Melih Cevdet Anday'ın kendisini, "Bu milletin sizden beklediği müzik bu değil." diye azarladığını anlatan Erguner, Mevlevi kültürünün giderek popülerleşmesiyle ilgili de çarpıcı açıklamalar yaptı. "Bazı şeyler bu kadar popüler olmamalı" diyen ünlü ney zen, Konya'daki Mevlana yılı törenlerini ağlayarak izlediğini söyledi. Kudsi Erguner, Mevlana hakkında son dönemde yazılan kitaplara da itiraz ederek, "Keşke Elif Şafak biraz Mevlana 'yı öğrenip yazsaydı." diye konuştu.

Bahçeli'nin Belalısı Geri Dönüyor...

Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç'in; partiden ihracına yol açan disiplin kurulu kararını iptal etti.

17 Aralık 2011’de yapmış olduğu Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç’in parti tüzüğünün 11. maddesinde belirtilen gorev ve sorumluluklarını yerine getirmeyerek, parti tüzüğünün 78 maddesinde ifade edilen halleri işlediği, bu hallerin sübut bulduğu ve kesin çıkarma cezasını gerektirdiği, bu sebeple İrbeç’in MHP’den kesin çıkarma cezası ile tecziyesine karar verilmiştir.” denilmisti.


Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma ilamının ardından tekrar görülen davada, MHP'den ihraç edilen Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç'in, partiden ihracına yol açan disiplin kurulu kararını iptal etti.

Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşmaya, İrbeç'in avukatı Yusuf Rıza Çolak ile MHP'nin avukatı Hamit Kocabey katıldı.

Yargıtay'ın benzer davalarda aksi yönde kararlar verdiğini savunan Kocabey, ''Disiplin soruşturmasını yapan üç üye kanaat bildirmemiştir. Dayanılan Danıştay 12. Dairesi'nin kararında soruşturmayı yapan disiplin kurulundaki üyeler kendi kanaatlerini bildirir şekilde rapor hazırladıkları halde yönetim kurulu kararına da iştirak ettiklerinden açıklanan yönde karar verilmiştir. Karara direnilmesini istiyoruz'' dedi.

Avukat Çolak da aynı kişilerin soruşturma kurulunda soruşturma yapıp, merkez disiplin kurulunda karar verdiklerini, müşterek disiplin kurulunda da bu kararı onadıklarını ileri sürerek, şunları kaydetti:

''Bu nedenle aynı kişilerin üç safhada yaptığı işlemler, bu kişileri polis, savcı, hakim durumuna getirmiştir. Hatta temyiz onama durumuna getirmiştir. Yargıtay'ın bu konuda verdiği bozma kararı doğrudur. Yargıtay'ın bozma ilamına uyularak müvekkilin parti üyeliğinden çıkarılması kararının iptalini talep ediyoruz.''

Mahkeme Başkanı Mustafa Koçoğlu, Yargıtay'ın bozma ilamına uyarak, İrbeç'in, partiden ihracına yol açan disiplin kurulu kararını iptal etti.

Milli Diyanet Egitim Bakanligi!!! Açık öğretim İmam Hatip Liseleri geliyor


Milli Egitim'i bitiren hukumet egitim ogretim sistemini Diyanetle ortak yurutmenin hazirliklarini yapiyor. Iste ilk sonucu;

Milli Eğitim Bakanlığı, dünyada bir ilk olan ‘Açık öğretim İmam Hatip Lisesi’ sistemini başlatıyor.
Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte başta Kur’an-ı Kerim hafızları, hafızlık eğitimi süresinde kaybettiği zamanı açık öğretim sisteminden tamamlayacak. İmam hatip liselerinin derslerinden eğitim alarak mezun olacak.



Hafızlara lise mezuniyeti şansı
Kur’an-ı Kerim hafızlarının ve gurbette yaşayan Türk vatandaşlarının yoğun başvuruları üzerine Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı ortaklığında “Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi” projesi başlatılacak. Böylece hafızlar liseden mezun olabilme şansını yakalarken yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşlar da bundan yararlanabilecek. Konuyla ilgili konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yetkilisi bu konuda hazırlıklarını tamamladıklarını, yakın zamanda projeyi başlatacaklarını söyledi.
Türkiye’de Kur’an-ı Kerim hafızlarının kurslarda hafızlık eğitim süresinde aslında imam hatip okullarının ve ilahiyat fakültesi derslerinden eğitim aldıklarını ancak mevzuat gereği diploma olmadan atanamadıklarını anlatan Yetkili, hafızların mevzuat yüzünden mağdur olduklarını dile getirdi. Yetkili, diğer taraftan yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlardan imam hatip okulları konusunda yoğun bir talep olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

Bahçeli'den Erdoğan'a kaset göndermesi


MHP lideri Bahçeli, Erdoğan'ın sözleriyle bir kez daha gündeme taşıyan dinlemelerle ilgili TBMM'de araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Türkiye'nin böcek ve sineklerden temizlenmesi gerektiğini anlatan Bahçeli, Erdoğan'ın odasından çıkan dinleme cihazlarının derin bir komplonun kurulduğunu işaret ettiğini ileri sürdü.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, düzenlediği basın toplantısı ile 2012 yılı değerlendirmesini yaptı. Bahçeli, Türkiye'nin 2012'de geriye gittiğini, hezimete uğradığını ve skandallarla sarsıldığını söyledi. Otoriter arzular, tek adamlığa duyulan özlem ve demokrasiye muhalif tavırların bu yıl içinde eşikleri aştığını belirten Bahçeli, “Gündeme getirilen başkanlık sistemi, kabul edilen Büyükşehir Belediyesi Kanunu, federasyon modelinin ön hazırlıkları olarak bu yıla mühür vurmuştur. PKK'ya af çağrıları, İmralı canisini temize çıkarma sinsilikleri, militanları aklama düzenekleri, terörle müzakere kararlılıkları, dağa çıkmayı meşrulaştırma hezeyanları ve teröristlerle kucaklaşmalar bu yıl da sürmüştür.” diye ifade etti.

Cankiri Emniyetinden Pkk'nin E-80 Trafigine Buyuk Darbe.

İran'dan başlayıp Avrupa'ya uzanan E-80 karayolunun Çankırı bölümünde yapılan operasyonlarda, son 3 yılda 20 milyon 780 bin liralık kaçak mal ve uyuşturucu ele geçirildi.

Amasya, Tokat, Trabzon, Samsun, Ağrı ve Van başta olmak üzere birçok şehri İstanbul'a bağlayan E-80 karayolunda, bugüne kadar birçok kaçakçılık operasyonu gerçekleştirildi.
Çankırı Emniyet Müdürlüğü tarafından 2010 yılında, bu yolda yapılan operasyonlarda 103 bin 422 paket kaçak sigara ele geçirildi. Piyasa değeri yaklaşık 500 bin lira olan sigaraya el konuldu.

EN BÜYÜK KAÇAK SİGARA OPERASYONU
2011 yılında ise yol güzergahı sigara kaçakçıları tarafından daha fazla kullanılır hale geldi. Türkiye tarihindeki en büyük kaçak sigara operasyonlarından birinin gerçekleştirildiği yolda, bir tır durdurularak içerisindeki 565 bin paket kaçak sigaraya el konuldu. Bu rakam bir kerede en fazla kaçak sigaranın yakalandığı operasyonlardan biri oldu. Aynı yıl, yol güzergahının Ilgaz ve Çerkeş'ten geçen bölümlerinde yapılan operasyonlarda, 1 milyon 568 bin 218 paket kaçak sigaraya el konuldu. Sigaraların değeri ise yaklaşık 8 milyon liraydı.
2011 yılında yol güzergahında maddi değeri toplamda yaklaşık 6 milyon olan 93 kilo 139 gram eroine el konulurken, 18 bin lira değerinde 61 kilo 302 gram kubar esrar maddesi yakalandı. Aynı yıl maddi değeri yaklaşık 1 milyon 68 bin lira olan yurda çeşitli yollarla sokulan bin 68 kamera yakalandı.
2012 yılının ilk 10 ayında maddi değeri 3 milyon 894 bin 835 lira olan 778 bin 967 paket kaçak sigaraya yapılan operasyonlarla el konuldu.
Toplam değeri 1 milyon 180 bin lira olan 30 kilo 900 gram eroin, 116 kilo 595 gram kubar esrar, 41 kilo 648 gram toz esrar ve 6 kilo 395 gram afyon sakızına el konuldu. Yol güzergahında 3 bin 600 liralık telsiz ve bin 500 lira değerinde 30 uydu cihazı ele geçirildi.

MHP’den Izmir'de Secim Atagi


MHP, İzmir’de halkın partiden beklentilerini öğrenmek için anket yaptıracak.

MHP İzmir İl Başkanı Necat Karataş, yeni yılda saha çalışmalarına başlayacaklarını belirterek, boş olan Narlıdere, Karaburun ve Çeşme ilçelerine atama yapılacağını, yönetimlerin güçlenmesiyle saha ev ve esnaf ziyaretlerine başlanacağını anlattı. Karataş, halkın partiden beklentilerini anketle belirleyeceklerini dile getirerek, şunları söyledi:
“Hemşehrilerimizi dinleyeceğiz. Onların gözüyle partimize bakacağız. Daha önce belirlenen adaylarda mı yoksa projelerde mi sıkıntı var onu tespit edeceğiz. İzmir’i çok iyi etüt etmemiz gerekiyor. Sahaya indiğimizde söylediğimiz şeylerin kabul görmesi şart. 30 kişilik bir Ar-Ge ekibimiz var. AKP ve CHP’ye göre işimiz daha zor. Ama bu zorluğu bertaraf etmek için neler yapacaklarımızı halka anlatmamız gerekiyor. Oturduğumuz yerden problemleri belirleyip çözüm önerileri oluşturmuyoruz. Halkın kent sorunlarıyla ilgili beklentilerini de anketlerle belirleyeceğiz. Vatandaşımız Buca’da ne bekliyor, ne istiyor? Hiçbir projesi olmayan, belediye başkan adaylarına itibar etmeyeceğiz. Herkes projesiyle gelecek. Çok fazla zamanımız yok. Nisan ayı sonu itibariyle tüm teşkilatımız seçimlere hazır hale gelecek.”

Polislerin mesai sorunu cozulmeli...


Özcan Yeniçeri Polislerin mesai sorununu çözmek için kanun teklifi hazırladı….

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olmalarına rağmen çalışma şartları diğer memurlardan daha ağır olan emniyet mensuplarının mağduriyetlerini çözmek için MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri bir Kanun Teklifi hazırladı.
“Emniyet mensuplarının mağduriyetlerini yüreğinde hissettiğini” ifade eden ve milletvekili danışmanı olarak da bir polis memuru ile çalışmayı tercih eden MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri’nin Emniyet Mensuplarının Mesai Sorunlarını çözmek için TBMM Başkanlığı’na sunduğu Kanun Teklifi şu şekilde:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Devlet Memurları Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun teklifi gerekçesi ile birlikte ekte sunulmuştur.
GEREKÇE

Çevik Bir’in isyanı büyüyor! AMİRİM’ KARADAYI HALEN NEDEN DIŞARIDA?


Karadayı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunan 28 Şubat tutuklusu emekli Orgeneral Çevik Bir “Emri veren Genelkurmay Başkanı. Biz içerdeyiz ama o dışarda. Neden hala Karadayı’yı almıyorlar” dedi.

BEN CEZAEVİNDE YATARKEN ‘AMİRİM’ KARADAYI HALEN NEDEN DIŞARIDA?

28 ŞUBAT soruşturması kapsamında tutuklanan eski Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in 28 Şubat soruşturması kapsamında emri verene dokunulmamasıyla ilgili isyanı sürüyor. Bir’in “Emri veren Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, biz içerideyiz ama o dışarıda. “Hala neden Karadayı’yı almıyorlar” diye sitem ettiği öğrenildi. Bir geçtiğimiz haftalarda Karadayı hakkında suç duyurusu yapmıştı.
Suç duyurusu yaptım, ne oldu?
Sincan F Tipi Cezaevi’ne görüşmeye giden avukatlarına daha önce İsmail Hakkı Karadayı hakkında suç duyurusu yaptığını hatırlatan Çevik bir’in, “Hala neden Karadayı’yı almıyorlar” ifadesini kullandığı belirtildi. Alınan bilgiye göre Bir’in, avukatlarından soruşturmanın gidişi ve iddianame süreciyle ilgili bilgi alırken “Emri veren Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, biz içerdeyiz ama o dışarıda” dediği kaydedildi.
Herşeyi Karadayı emriyle yaptım
Daha önce Karadayı hakkında suç duyurusunda bulunan Çevik Bir, kendisinin 2. Başkan olarak sadece karargahtan sorumlu olduğunu ifade etmiş, gerçek sorumlunun dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı olduğunu söylemişti. Bir, hazırladığı suç duyurusu dilekçesinde, BÇG’nin tüm çalışmalarının Karadayı’nın izni ile başlatıldığı ve Karadayı’dan aldığı emirle BÇG çalışmalarını başlattığını iddia etmişti. Herşeyin yasalar içinde yapıldığını ileri süren Bir, soruşturmaya Karadayı’nın da dahil edilmesini istemişti.

Bebek Mamalarında Kanserojen Madde !


Bebek Mamalarında ve Devam Formüllerinde Kanserojen Madde Melamin  

2 yildir saklanmaya calisilan bebek mamalari ve sut mamullerindeki kansorejen maddeler konusu tekrar gundeme geliyor.

2010 yılında Çiğ Süt Üreticileri Tüketicileri Grubunun süt tozunun 1 kilogramında 2 miligram melamin olduğu duyurusu ulusal medyada geniş bir şekilde yer almıştı. Bu bilgi haberinin ardından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı herhangi bir açıklama yapmamış ise de Ankara Üniversitesinin süt teknologu olan bir öğretim üyesi Anadolu Ajansına verdiği demeçte yerli süt tozunda melamin bulunmadığını söylemişti.
Çiğ Süt Üreticileri Tüketicileri Grubunun 2010 Ekim ayında yayınlanan basın bildirisi şöyle idi:
Yediğiniz yoğurt, içtiğiniz süt, çocuğunuza aldığınız kurabiye ve hatta çikolatada bizim ürettiğimiz çiğ süt değil, Çin’den veya AB’ den ithal ve içeriğinde melamin olduğunu bildiğimiz süt tozu olacak.
Nereden mi biliyoruz?
Öncelikle işimiz bu: bizler çiğ süt üreticileriyiz.
Ayrıca AB’ye uyum sürecinde ülkemiz de EFSA adlı gıda kuruluşunun standartlarını benimsedi ve EFSA süt tozunun 1 kilogramında 2 Miligram melamin olmasına müsaade etmekte!
AB’ nin gıda tüzüğü düzenleme kuruluşu EFSA’ nın benimsediği her düzenlemeyi Tarım Bakanlığı’mıza bağlı Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu da benimsemekte olduğundan AB’ de süt tozu üretiminde beher kiloda 2 miligram melamin ‘’ kabul edilebilir değer ‘’ olarak görülmektedir. Diğer gıdalardaki diğer katkı maddeleri miktarlarının da ‘’ kabul edilebilir ‘’ değer olarak görülmeleri gibidir. Tüketicilere soran yok!
Peki melamin nedir?Petrol türevi bir madde olup bildiğimiz tabak yapımında kullanılır. Süte katıldığında sütün içeriğindeki protein oranını göstermeye yarayan bir maddedir. Melamin kanserojendir.
Melamin biraz fazla katıldığında sütteki proteini olduğundan yüksek göstermeye yarar: yani adi bir hilenin de aracıdır.

AKP zinayı serbest bıraktı, ama ...


Abdüllatif Şener: AKP zinayı serbest bıraktı, ama 

Cübbeli Ahmet Hoca’nın bu nedenle tutuklanmasına 

göz yumuyor!

Gazete A24'ten Dilek Karagöz'e 

konuşan Türkiye Partisi Genel Başkanı 

Abdüllatif Şener, zinayı serbest 

bırakan AKP'nin Cübbeli Ahmet 

Hoca'nın bu yüzden tutuklanmasına 

göz yumduğunu belirterek; AKP'lilerin 

de bu tür kasetleri olduğunu soyledi.


"Cübbeli Ahmet Hoca’nın yaşadıkları itibarsızlaştırma operasyonunun bir parçası… AKP’nin de 


kasetleri var ama neden ortaya çıkmıyor? AKP küresel güçlerle işbirliği içinde… AKP, ülkede zinayı 

serbest bıraktı… Şike yasası tartışmasında, iktidar içindeki farklı yapılar güç denemesi yaptı…" Bu 

cümleler, AKP’nin kuruluşunda da yer almış ve 2007 seçimlerine kadar partide görev yapmış 

Abdüllatif Şener’e ait. Suskunluğunu Gazete A24 için bozan Abdüllatif Şener’i bulmuşken, kendisine 

cemaatlerden şike yasasına, dış politikadan AKP’den ayrılış nedenlerine kadar çok sayıda konuyu 

sorduk. İşte aldığımız cevapların ilk bölümü… 

Gunun Gazete Mansetleri 02/2013 Hayirli Sabahlar

Hayirli Sabahlar...

31 Aralık 2012 Pazartesi

Gizli Belgelerden "Çiller Örgütü" Çıktı


Darbeleri Araştırma Komisyonu raporunun "çok gizli" ek belgeleri içindeki, dönemin Başbakanı Erbakan'ın MİT'ten istediği rapor ortaya çıktı. Basındaki iddialarla hazırlanan raporda, çok tartışılan ancak ispat edilmeyen "Çiller Özel Örgütü" anlatılıyor.


Milliyet'in haberine göre; Ergenekon soruşturmasında basındaki iddiaların esas alınarak şema hazırlamasını eleştirilen Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), 1996'da basındaki haberlerle REFAHYOL hükümetinin BaşbakanıNecmettin Erbakan'ın talimatıyla devletteki illegal yapılanmaya ilişkin şema ve rapor hazırladığı ortaya çıktı. Tbmm Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun kamuoyuna açıklamadığı "çok gizli" belgeler arasından çıkan şemada, "Susurluk olayı" ekseninde faili meçhul cinayetler, uyuşturucu ve nükleer madde kaçakçılığı, MİT ve Emniyet içindeki yasadışı yapılanmalar, mafya bağlantıları sıralandı.
Basında yer alan biçimiyle "Çiller Özel Örgütü" gibi ifadelerin aynen kullanıldığı şemaların altında "İddialar basında yer aldığı şekilde şematize edilmiştir" notunun düşülmesi dikkat çekti. Şemalar, 3 Kasım 1996'dakiSusurluk kazasından sadece bir ay sonra hazırlanmış olması dikkat çeken diğer konu.
RAPORU ERBAKAN İSTEDİ
Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu üyesi CHP Gaziantep milletvekili Mehmet Şeker'in başvurusu üzerine MİT, 17 Aralık 1996 tarih ve 11.011.01.156/24746 sayı numaralı raporunu "çok gizli" damgasıyla Tbmm'ye gönderdi. Komisyon tarafından incelemeye alınan ve raporda sadece birkaç cümleyle ifade edilerek kamuoyuna açıklanmayan "gizli" damgalı ekler arasında yer alan raporun, dönemin Başbakan'ı Erbakan'ın talimatı doğrultusunda MİT tarafından hazırlandığı, Sönmez Köksal veŞenkal Atasagun'un imzasını taşıdığı anlaşıldı. 30 sayfalık rapor, şemalar ve ek belgelerle 200 sayfayı aşıyor.
Susurluk kazası ile ortaya çıkan devlet-mafya-siyaset üçgeni etrafında yoğunlaşan olaylara değinilen raporda, Susurluk kazasının oluş şekli, Abdullah Çatlı ve İstanbul Kemalettin Eröge Polis Okulu MüdürüHüseyin Kocadağ ve Gonca Us'un içinde öldüğü, dönemin DYP Şanlıurfa milletvekili Sedat Bucak'a ait Mercedes'te bulunan silah ve dökümanlar, otomobildeki kişilerin ilişkileri ile Abdullah Çatlı'nın üzerinden çıkanlar ayrıntılı olarak anlatılıyor.
 İddiaların bir bölümünün istihbarat birimlerince elde edilen, önemli bir bölümünün de basında çıkan bilgilerden derlendiği ifade ediliyor.
CIA VE MOSSAD VAR
Raporda, "Çiller Özel Örgütü" iddialarına özel bir bölüm ayrılıyor. Raporda, "DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ve bazı MİT ve emniyet mensupları ile ülkücülerin içinde yer aldığı özel suç örgütü kurulmuştur. Örgüt mensupları arasında kendi aralarında özel bir örgüt olarak adlandırılan Çiller Özel Örgütü CIA ve MOSSAD ile bağlantılıdır" ifadelerine yer veriliyor.
Örgütü yapı ve kadrolarına ilişkin iddiaların da dile getirildiği raporda, 700 kişiden oluşan özel büro içinde dönemin DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, eşi Özer Çiller, Elazığ Milletvekili ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, Emniyet Genel Müdür Müşaviri emekli Albay Korkut Eken, Özel Harekât Dairesi Başkanı İbrahim Şahin, Susurluk kazasında öldüğünde İnterpol tarafından aranan ülkücü çete lideri Abdullah Çatlı'nın bulunduğu öne sürülüyor.
CİNAYETLER DE LİSTEDE
Raporda, "Çiller Özel Örgütü" olarak nitelenen örgütün eylemlerine ilişkin iddialar şöyle sıralanıyor:
"Haydar Aliyev'i devirme operasyonu, Çeçenistan'a müdahale ve Avrasya Feribotu'nun kaçırılması,Mehmet Ağar'la uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin'in bağlantısı, Özer Çiller'in nükleer madde kaçakçılığı yapması, Manukyan'a suikast girişimi, Orgeneral Eşref Bitlis'in öldürülmesi, Cem Ersever ve arkadaşlarının öldürülmesi, Askar Simitko ve Lazım Esmaeli'nin öldürülmesi, Behçet Cantürk, Tarık Ümit, Avkuat Yusuf Ekinci, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım Tekvik Ağansoy, Medet Serhat'in öldürülmeleri."
MİT'TEKİ KÖSTEBEK
Raporda, bu iddialardan bazılarının yaşanan süreç içerisinde doğrulandığı, bazılarının ise araştırılıp delillendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Raporda, araştırılması gereken iddialar arasında Tarık Ümit'in öldürülmesi olayı başta gelirken, "Tarık Ümit'in, Çiller Özel Örgütü'ne ilişkin olarak bildiği konular nedeniyle öldürülüp öldürülmediği iddialarının, Ümit'in en son beraber görüldüğü söylenen polislerin yeniden sorguya alınarak kanunun vuzua kavuşturulacağı değerlendirilmektedir" ifadeleri kullanılıyor.
Çiller'in eşi Özer Çiller'in bilgi sızdırması için MİT'e "adam yerleştirdiği" iddiasının da yer aldığı raporda, "Tansu Çiller'in eski Danışmanı ve Başbakanlık Müşaviri Şakir Atik'in Özer Çiller tarafından bilgi sızdırmak amacıyla MİT içerisinde görevlendirildiği iddia edilmektedir. Anılan şahsın MİT'le ilişkisine dair belge ekte görülmektedir" deniliyor.
TANSU ÇİLLER REDDETTİ
Tbmm Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun görüştüğü Tansu Çiller, MİT raporunu ve "Çiller Özel Örgütü"ne ilişkin iddiaları reddetti. Resmi tutanaklara göre, CHP'li Mehmet Şeker'in ısrarlı sorularına kaçamak yanıt veren Çiller, "Raporu görmedim, bilmiyorum. Bu konular yargı sürecinden geçmiştir" demekle yetindi. Çiller'in olayları belgelerle anlatmaya başlayan Şeker'e "Bunları kaynak olarak nereden edindiniz?" diye sorması ise dikkati çekti.